Hiç Bahar Yaşamadım, Mevsimim Hazandır Benim!

Olurda Bir Namaz Sonrası Bulurmu Beni Ölüm?

E-posta Yazdır PDF
Olurda bir namaz sonrası bulurmu beni ölüm
 
Olurda bir namaz sonrası bulur mu beni ölüm ?
En elzem anımda, en ihlaslı halimle….Affıma vesile olur mu kendimce nasuh saydıgım tevbelerim ,şükrünü eda edemeden kıldıgım huşusu mechul secdelerim... Unutuklarımı unutmamasına karşın kalbimdekileri en iyi bilen Rabbim kurtuluşumu bir namaz sonrası titreyen yüreğime ve günahkar dilimden dökülemeyen uzun hecelere gizler mi.?

 
Ve...

 
Bir cuma sonrası bulur mu beni ölüm.?
En elzem anımda , en aşk dolu halimle... Tüm noksanlıklarımı gören,görmeyi beceremediklerimi bilen Rabbim Er - Rahman ismiyle muamele edip bağışlar mı cehennem misali dünya hayatımı...
Son Güncelleme ( Çarşamba, 18 Mart 2009 07:44 )
 

Katil

E-posta Yazdır PDF

Katil

Selam ile başlar her kelâmımız. Ve elbet birgün de selam ile sona erer.
Hiçbirimiz bu fâni yolda daim değiliz.
Bu   yalan yolun sükût okyanusunda boğulmaya yüz tutmuş benliğimizi, bir nebze aşikâr kılmaktır niyetimiz.

Sözlerimiz anlayana, kendine pay çıkaranadır. Aşkın ateşinde yanan yüreklere, yanmak arzusuyla yanan gönülleredir hitabımız.

Geceleri âşk iklîminde kavrulanlar bilirler halimizi.

 Yıldızların nurûndan nem’âlananlardır tek şahidimiz!

 Sevginin, hüznün ve yalnızlığın yoğurduğu bu nacîz fâninin yürek sızılarını aktardığı bir ortamdır burası. Her ne kadar yalan ile dolu olsada biz buraya karlar altından yükselen bir kardelen edâsıyla başlamak niyetindeyiz!

Gaffar olan Allah niyetimizi Hâlîs yüreklerimizi temiz kılsın.

Her sözümüz, her kelâmımız yüreğimizden alıntıdır!

Vel Hasıl Kelâm lafı uzatıp sizleri sıkmak istemem. Gönlümüzden akan ırmaklara hoş geldiniz diyorum.

Haklar helal ola, her daim aşk ile dola…

Selametle!

Son Güncelleme ( Perşembe, 11 Haziran 2009 17:45 )
 

Yazgımız Aşktır Bizim

E-posta Yazdır PDF
Yazgımız aşktır bizim ...

Yazgımızın zehirli şerbetini yutmaktır vasfımız
Bir yanan bilir halimizden, birde tenhada naçar kalan
Müptelay-ı gam olan," gam" ile hemhal olan anlar derdimizi ; birde aşk'ın zehrine susayan...
Zehirden kastımız, şu dünya kafesinde gerçek "Sevgili"yi özlemektir; O'na duyulan hasrettir
Aşkın ötesiyle, alışı verişi olmayanın bizimle alışverişi olamaz
Sinemizin kitabı sadece aşk yolcularına ayandır, gayrısına pinhan Ancak aşka aşina olan okur şiirimizi Ancak aşka müptela olan nigehban olur sohbetimize
Yazgımız aşktır bizim


Kimse bilmez bizim de küçücük gönlümüzde aşka dair söylenecek bir çift sözümüz olduğunu Mütevazi ruhumuzun en mahrem yerinde Sevgili'ye ait sırrımızın bulunduğunu Ağyara küçük gelir ehemmiyetsiz gelir derdimiz Ateş sadece düştüğü yüreği kavurur düştüğü yüreği yakar
Efsanemiz her önüne gelene sorulmamalı Yolsuz damsız olur olmaz mekanda aranmamalı
Çileden bihaber olan zavallılar ne bilir ki ...
Bizim efsanemiz denize, geceye ve derinlerde gizlenen heceye sorulmalı
Son Güncelleme ( Salı, 10 Mart 2009 05:03 )
 

Sus Yüreğim! Sesini Duymasınlar...

E-posta Yazdır PDF

Ben sadece varlığıma şahittim,
Sadece kendi varlığımı kurtaracaktım.
Ben kendi varlığım dışına çıkınca,
Varlıklar içinde varlığımı kaybettim.
Ahh kendini bilmez ruhum...
Çok mu yoruldun?
Çok mu bitkin bırakıldın?
Yanlışsın ve yalnızsın
Yalnızlığına kalabalıklar şahitken
Yinede yalın bırakıldın
Yanlıştın,haykırıldı yüzüne yanlış olduğun
Sonra yine yanlışlara terkedildin.
Şimdi bırakıp gidenlere mi yanarsın?
Sen kendine yan!
Giden zaten yanmışlıktan vazgeçip kolay seçmişse
Sen kendine yan!

Son Güncelleme ( Cumartesi, 13 Haziran 2009 18:38 )